Bak gönlüm..! Her zaman haber aldığımız çoğu zaman duyduğumuz ve bazen gördüğümüz ölüler var.Hani bir gün tabuta bakıp da demiştin ya; Hep seni başkaları dolduracak sanırız.Oysa ki;dün,bugün,yıllar önce,asırlar önce seni dolduranlar da hep bizim gibi düşünmüştü.Bu tabutları hep başkaları dolduracak sanmıştım. Ey gönlüm..! Biz nerde hata yaptık biliyor musun? Biz gördüğümüz ölüler hep başkaları olacak, duyduğumuz ölüler hep başkaları olacak diye düşündük. Eğer başımız musallaya çarpmadan, imam namazımızı kılmadan, cemaat yanımız da saf tutmadan ve Azrail gelmeden uyanmış olsaydık heybemiz dolu gidecektik; Rabbimizin karşısına, Resulümüzün yanına. Ama biz hep yaban düştük, biz hep bakan ve işiten olduk. İşit gönlüm..! Bir gün Azrail sana da ölüm haberini getirecek. Gıybet duyan kulakların, küfür işiten kulakların, haram duyan kulakların O gün sana ölümünü fısıldayacak. Ve işte; keşkelerle dolu cümlelerin o gün başlayacak. Hani bir gün demiştin alıp başımı gitsem ıssız yerlere. Hiç gıybet yapmasam, hiç küfür duymasam, haram duymasam. Ama biliyordun ki bu çare değil. Sadece kendini kurtarmaya çalışmak bencillik olurdu. Hani EBU BEKİR-i SIDDIK demişti ya; Rabbim bedenimi o kadar büyüt ki cehennemi kaplasın da, başka hiçbir kimse girmesin. Hisset gönlüm..! Yüreğinin en derin yerlerin de gizlediğin Rabbinin sana olan yakınlığını hisset. Seni yalnız bırakmadığını hisset. Hani dinlemiştin ya;Yer gök bir olup da hesap sorulunca en sevdiğin bile senden davacıdır. Gördün mü sevdaların bile seni terk ediyor. Biliyorum gönlüm..! Şimdi diyorsun ki bu basit sözü çok duymuştum. Evet, çok duymuştun, lakin nefsine ne kadar da ağır gelmişti. Gör gönlüm gör zulmünü..! Ben evimde TV.izlerken, ben internet sayfalarında gezinirken, ben sörf yaparken, ben…ben...ben…ben… bütün bunları yaparken; canından olan evlatlarını unutup hoyratça bir kenara atışını gör. Anne-baba sevgisinden yoksun kalıpta okul köşelerinde ekstazi alan gençleri, sokaklarda sevgi arayan gençleri, cafeler de sarhoş olan çocukları, hayat kadını olan körpecik kızlarımızı, plajlarda Müslümanları katleden Avrupa kadınlarına jigololuk yapan gencecik erkeklerimizi gör. Ama sen göremezsin ki. Sen saatlerce TV kanallarına kilitlenir, sen saatlerce chat sayfalarında gezinir islamiyeti anlatırsın. Sosyal yaşamdan kopuk, sanal âleme kilitlenmiş, bakışları bomboş (bön) olan bir çocuğun babası-annesi olmayı tercih eden sensin. Sen görmek istemiyorsun gönlüm..! Sen Tv. Kanallarında mankenlik yapan genç kızlara, jigololuk yapanlara acıyan merhamet dolu bir ebeveynsin. Ama bakıp da göremediğin ne biliyor musun? TV. Kanallarını dolduran kız da bir öğretmen, bir şeyh, bir doktor, bir avukat, bir esnaf, bir imam evladıydı. Jigololuk yapan gençte bizim çocuklarımızdandı. Ama sen sadece TV. Kanallarındaki, internet sayfalarındaki gençlere acıyan merhamet dolu bir ebeveyn olmayı seçtin. Tabi kendi lisanında merhamet dolu. Oysa ki islami merhamet evrenseldi, benliğini saran bir merhametti. Yaralı gönlüm artık dile gel..! Bugün kaç baba çocuğuna söz verdi. Seni şuraya götüreceğim, sana şunu alacam ve kaç baba O, önemli işlerini bırakıp da çocuklarını gözü gördü de yüreği dile geldi. Bugün kaçınız anne olarak TV. Kanallarındaki izdivaç programlarını izlemekten vakit bulup da çocuğuna vakit ayırdınız. Ya da kaç tane anne İslami chat sayfasında tanıştığı adama islamiyeti anlatmak niyetiyle çocuğunu geri çevirdi. Söyle gönlüm..! Niye susuyorsun? Niye dile gelmekten kaçıyorsun niye? Yarın anne-baba olmaya aday olan kaç genç bir şeylere bağımlı oldu? Eskiden olsa sigara bağımlısı, alkol bağımlısı, kumar bağımlısı olarak psikologlarımızdan tedavi görürdün. Oysa ki şimdi; TV. Bağımlısı, internet bağımlısı,telefon bağımlısı olarak psikologdan tedavi görmeye gidiyorsun.ya da psikologa dahi gitmeyi kendine yediremiyorsun. Hayatımdan memnunum diyorsun. Söyle sene gönlüm! Hadi kendinle hesaplaşsana. Sanal alemde parmaklarının konuşmasından, gözlerinin konuşmasından dilin konuşmayı unuttu. RABBİM seni sosyal bir varlık olarak yaratmışken sen kendini asosyal bir varlık yaptın. Peki hangi hakla..? Gerçek olan bu gönlüm..! Ve işte sevdiğimden elim koptu. Gözlerimin feri çekildi. Klavyeden parmaklarım, tv. Kanalarından gözümm kesildi ve işte azrail kapımı çaldı. Haydi gönülsüzüm gidiyoruz dedi. Başım musallaya değdi, kalbim durdu, bende sıcak suyla yıkandım bende zengin fakir demeksizin giyilen kefene sarıldım, imam benim de namazımı kıldı. Canım dediğimde beni kabirde yalnız bıraktı. Oysa ki, tabutu dolduran insanlara beraber bakmıştık cancağızım. Ben gittim. Sen de o tabutu doldurup geleceksin. Gelmem deme, biliyorsun ki sen de geleceksin. Aman vaktini boşa, hoyratça harcama benim gibi. Kabir beni de sıkıyor. Acaba bende meleklerin suallerine cevap verebilecek miyim? Ve işte ben de rabbimin karşısına çıkıp hesap veriyorum. İmanlı bir genç mi?0 Zamanını islamiyete, evlatlarına adayan bir ebeveyn mi? İmanı taptaze bir yaşlı olarak mı? Gittim. Yoksa nerde zımbırtı orda kıpırtı diyen bir genç mi? İzdivaç programlarını, dizileri kaçırmayan, saatlerce bilgisayar başında, halı sahada top oynayan bir ebeveyn mi? Yaşlanınca çocuklarının sen bana ne verdin? Diyen bir ihtiyar olarak mı? Ben ne yaptım bilinmez. Peki, sen neyi tercih ettin? Neleri değiştirmeye karar verdin? Ve neleri değiştirmeye iraden yetecek onu hesab etmelisin. Yoksa sen kendinden bile habersiz mi yaşıyorsun GöNüLSüZüM
KAYIP YÜREK NOT: Yukarıda okuduğunuz yazı, ismini belirtmeyen bir okuyucunun yorumlara göndermiş olduğu yazıdır. Her ne kadar “beğenmezseniz yayımlamayın” ve “kalemim zayıftı, ilk kez yazımı okutacağım” diye belirtmişse de, bana göre gerçekten güzel bir yazı ve konulara değişik bir bakış açısı getirmiştir. Ellerine sağlık, yazılarının devamını bekleriz. Yazı şekline karışmadım gönderildiği şekliyle yayımladım. Bazı bölümleri büyük harflerle yazılmıştı onların dışında bir müdahalede bulunmadım. Yazar kardeşimiz şayet isimlerini lütf ederlerse burada yazacağımızı belirtelim. Mehmet Şafi Avcı (Ebuzer)
NOT: Yazar kardeşimiz ismlerinin "Kayıp Yürek" müstear ismini kullanmak istediğini lütf ettiler. Biz de Müstear ismilerini yazdık. Yürekten gelen yazılarının devamını bekleriz.
|