KÜLLENEN AŞKTAN YALANCI SEVGİLİYE -3- - Tevhid, Adalet, Özgürlük-Bilgi, İnanç, Eylem - Blogcu



Tevhid, Adalet, Özgürlük-Bilgi, İnanç, Eylem

Kategoriler

  • Bu Gunun Makalesi
  • Dusunce
  • Hadis-Sunnet
  • Muhhabet
  • Roman
  • Siir
  • Tarih
  • Tefsir
  • Tefsir-Usulu
  • Hadis-Usulu
  • Fikkih-Usulu
  • Fikkih
  • Tarihten-Tablolar
  • Kitabiyat
  • Hafizada-Kalanlar
  • iktibas-Tercume1
  • Deneme



  • NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mehmet Şafi Avcı (Ebuzer) tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Sitemdeki yazıların kaynağı verilmemiş olanların kaynakları bilinmediğindendir. Hak sahipleri talep ettiği anda kaynağı yazılır ya da yazı siteden kaldırılır. Kendi yazılarımın altında ismim vardır. Bu sitedeki yazıların yasalara aykırı kullanımı siteyi değil kullanıcıyı bağlar. Bu site hiçbir menfaat gözetilmeksizin sadece bilgi sağlama amacıyla kurulmuştur ve ticari hiçbir çıkarı yoktur. Ziyaretçilerden tek talebim DUA'dır.

    TAŞ YEŞERMEZ, GEÇMİŞ OLSA'DA NEVBAHAR. TOPRAK OL DA BAK NASIL GÜLLER AÇAR. TAŞ GİBİ İDİN ÇOK GÖNÜL KIRDIN YETER. TOPRAK OL ÜSTÜNDE HOŞ GÜLLER BİTER.

    19/1/2009 - KÜLLENEN AŞKTAN YALANCI SEVGİLİYE -3-

    Kategori: Roman

                Ve gelmesini hiç istemediği gün gelip çatmışken, Ferhat Bıldırcın’dan da halen söz alamamışlığın burukluğunu yaşıyordu, bir yandan gözünden bile kıskandığı sevdiği, diğer yandan vatan borcu, erkek adamdı askerliğini fazlasıyla yapardı yapmasına da fakat vefasız sevdiği Bıldırcın’ı onu bekleyecek miydi bekler miydi? Ucu keskin bıçaklar saplanıyordu bağrına, ah diyordu, ondan bir söz alabilsem, arkama bakmadan giderdim boynumu bükmeden fakat ne çare, şimdi bir yanım yarım, derin hülyalara daldı yol boyunca 18 ay dedi ve yürüdü vatan sana emanet sözleri eşliğinde.

     

                Dilinde ve gönlünde mutluluğa dair her şey yarım kalmıştı, dört mevsimden sonbaharı yaşamak ve masmavi bir hüzne bürünmek ne acıydı, sanırdı ki sonbahar sadece mevsimlere özgü bir şey fakat işte Ferhat hayatında sonbaharı yaşıyordu, sarı sarı yapraklar döküyordu yanı hüznü, oysaki ilkbaharı ne çok severdi, sevilenler hep vefasız mı olurlar diye iç geçirdi? Eğer bilseydi Ferhat, sonbahar ilkbaharın habercisidir hüznün en karasına bürünmeyecekti, yaşananlardan ders çıkaracaktı lakin bunları düşünecek kadar olgunlaşmamıştı. Aklından gecen şiiri sesli okudu

     

                Gönlüm virane bir han, kervan geçmez oradan

                Ne bir haber veren var nede halden anlayan

     

    Mısraları ona ne çok hitab ediyordu efsun bakışlı yar demişti yaramın sebebi, gönlüme sultan diye seçtiğim, göz bebeğim, doyasıya sevemediğim, ah acılarımın kürekleyicisi ben sana kurtuluşum demişken bu kurtlar sofrasına atışın başka sevdalar arayışına girişin niye, kendime söz vermiştim, mutlulukların en büyüğünü en güzelini yaşatacaktım, mutluluk üzerine aşk, sevgi üzerine yuva kuracaktık, anlayamadığım şey Bıldırcınım neden sevgime inanmak istemeyişin, neden boynumu büküşün? Gecen gün Bıldırcınım koğuştaki arkadaşımla sevgi üzerine konuştuk, yani senden konuştuk, değilmi ki sevdamsın sen, çok farklı şeyler söyledi ne birine inandım nede hak verdin ona sadece canımı sıktı, sözleri içimi daraltı, beni senden uzaklaştırdı şöyle dedi:

     

                Karşılıklı olan sevda, sevda değildir, karşılıklı seven ya hiç sevmemiştir ya da sevilmemiştir. Aslında, Ferhat ben senin bu haline sevgi bile diyemiyorum bu olsa olsa bir aşk elektriklenmesidir, sevgi birazda Real olandır ve zamanla oluşur. Emek ister, yürek ister, şunu da bilmelisin Ferhat, sevgi insanı aşk kadar etkilemiyor sevgi aşk gibi heyecan da vermez, fakat sevgi aşktan daha değerli, sevgi bir meltem gibidir insanın ruhunda eser, deli, deli şeyler yaptırmaz. Sakindir, vakarlıdır kalmasını da gitmesini de bilir, işte bu sevgi ne bıktırır ne de kimseye zarar verir, bence bu sevgi her şeye rağmen dir, kendince sevmektir, ama senin yaptığın inan bana utanmadan istemektir, basit bir şey değil ki istenince verilsin hem istemekle de olmuyor dostum, gönül rızasıyla vermesi gerekir karşındakinin.”

     

                Ferhat’in canını sıkmıştı bu konuşmalar, hırs ve nefretle baktı koğuş arkadaşının yüzüne, yanlış adama içimi dökmüşüm, sen sevgiden, aşktan ne anlarsın, karşılıksız mı sevdin, bilirmisin bir gönlün ferman dinlemeyişini dertsiz bir gönlün inleyişini, bilirmisin nasibi hep hicran olan bir gönlün sızısını, bahtımın yıldızı demiştim ona, Neyleyeyim nasıl desem ki derdimi yâre…

     

                Ferhat hızla koğuş arkadaşından uzaklaştı gözleri yine kanlı yaşlar döküyordu, yaslandığı duvara içini dökmek geçti aklından, nasılsa duvar dilsizdi, haklısın ya da haksızsın diyemeyecekti, nedense bu fikrinin saçma olduğunu düşünüp vaz geçti.

     

                Aylar olmuştu Bıldırcınsız geçiyordu zaman, dayanılır gibi olmamasına rağmen hayallerle avutuyordu kendini nasılsa bitince hep gözlerinin önünde olacaktı ya, ama ya istemezse şeytanca şeyler geçti aklından birazda nefret intikam damarı kabardı elinden olmadan…

     

                Neden anlamıyordu Bıldırcın onu, neden anlamak istemiyordu ki, oysa nasıl seviyordu nasıl sevmişti, sevmeye devam ediyor ve devam da edecekti, nasıl bir sevgiydi ki, sevdikçe uzaklaştırıyordu sevileni, sevdikçe erişilmez kılıyordu ve erişilmez oldukça cazipleşiyordu…

     

                Aradan tam 18 ay gecmışti bu zaman zarfı içinde ne bir izin kulanmış nede aileden kimse gelebilmişti ziyaretine, geçen zamanın hiçbir önemi yok diyordu Ferhat, bilemiyordu ki insan geçmişinde saklıdır, dönüp arkasına bakabilse daha olgun davrana bilirdi, hani dönüp bakabilseydi mutlaka ders çıkarabilirdi, fakat Ferhat hayaller âleminden bir türlü çıkamıyor, çıkmak istemiyordu, zaten bu güne hayallerle gelmemiş miydi ve işte bu gün o gündü hayallerin gerçeğe dönüşmememin vaktiydi elinde tezkeresi yürüdü…

     

    Devam Edecek

                                                                                                      Sena (Ensar) AVCI

     

    Yorum yaz!

    2009-02-28 18:00:29 - Selamünaleyküm

    Yazan KAYIP YÜREK
    Aşk kavuşunca biter.daim olan sevgidir.dostlulukları,sevdaları ayakta tutan uyuşturucu gibi vakti gelince kullanılan aşk değildir.dostlukları,sevdaları ayakta tutan sevgidir.birbirine duyulan muhabbettir.bir fedakarlık yapıp karşılık bekliyorsan bu fedakarlık değildir.sevgide menfaat,çıkar,karşılık yoktur.karşılık bekleyipte aşık olduğunu şöyleyen sadece elde edememenin hırsını taşımaktadır.aşk;karşılık beklemeden,onunla hesap görmeden,sen acı çekme ben ikimizin yerine de çekerim demektir.MEVLAM bizleri kendi hakiki aşkıyla donatsın.

    Bu olaya isterseniz dediğiniz gibi Aşk değil, sevgi diyelim isterse aşk diyelim; önemli olan tanımlamadan ziyade yaptığı işlevdir. Bu güngü postmodern çağ tarif edeceğim diye her şeyi tahrif etmiştir işte aşk veya sevgi de bunlardan biridir.
    Bu gün el ele tutuşan ve insanlıktan çıkarıcı davranışlar sergileyenlerin tavırları, duyguları tabiatıyla aşk olmasa gerek. Çünkü Aşk, utanma ve çekinmenin olduğu yerde vardır.!
    Birde her kes fiziki güzelliğe bakıyor şu sıralarda ama asıl aşk veya sevgi; Sevgilinin bedenine, şekline, geçici davranış ve hallerine değil, özüne, ruhuna, semavi aslına bakmaktır…
    Kısacası ; Alem bir "AŞK" için yaratılmış ve "AŞK" imiş ne var alemde!


    Düzenleyen ebuzerasrisaadet gün: 2/3/2009 saat: 08:50
    Bağlantı

    2009-02-10 09:08:31 - s.a

    Yazan fahrünissa
    ebuzer kardesim yazinizdan hemüz kisa bir bölüm okudum bu kisacik bölüm bile beni aglatti.allah devamini nasip etsin ins siten hayirli mubarek olsun cok cok hos bir yaziydi gercegin ta kendisi diyebilirim basarili bir yazi kisacasi rabbim yolunu acik etsin insallah..
    Bağlantı

    2009-01-27 11:49:52 - AŞK

    Yazan isimsiz
    LEYLALAR ASLILAR BILDIRCINLAR(!) BİRER ARAÇTIR BELKİDE GERÇEK AŞKI BULMAYA BELKİ DE BILDIRCINLARDA ALLAHI BULMAKTIR AŞK. YANMAKTIR BELKİDE SEVDİĞİNE ANLAMASADA O... YİNEDE YANMAKTIR.

    YÜREK HAZİNESİNİN AÇILMAMIŞ SANDIĞINDA SAKLIDIR AŞK TA Kİ BILDIRCIN MASUMİYET ANAHTARIYLA GELİP ACANA KADAR...
    AŞK ÖYLE BİR İLAÇTIRKİ YAN(!) ETKİLERİ ÇOK UZUN ZAMAN SONRA ÇIKAR ORTAYA. SEVMEDİĞİNİ ZAN EDEN BILDIRCIN BİR ZAMAN SONRA ANLAR FERHATIN AŞKINI. AŞK BEKLEMEKTİR ACI ÇEKMEKTİR BELKİ DE CİLE VE BELKİ DE SOLUKSUZ BİR SEVDA TÜRKÜSÜ SÖYLEMEKTİR. AŞK... TANIMINI KİMSENİN YAPAMADIĞI BİR DUYGU BİR ACI BİR SEVGİ.... ACIMI SEVGİMİ? NE OLDUĞUNU KİMSENİN BİR TÜRLÜ ANLAYAMADIĞI BİR DUYGU AMA HERKESİN DOYASIYA İÇMEK İSTEDEDİĞİ BİR ÇEŞME. AŞK ÇEŞMESİ...

    AŞKINIZ DAİM OLSUN.
    Bağlantı

    <- Son SayfaSonraki Sayfa ->

    Hakkımda

    İslami konularda bilgimizin elverdiği ölçüde ve elimizden geldiğince bilgi amaçlı sesli düşüncelerimizi sizlerle paylaşmak niyetindeyiz. Bu konuda sizden de yorum beklemekteyiz. İnşaallah bu hem kendim için hem de değerli okuyucular için hayra vesile olur.

    Arkadaşlarım

    sidarinsesi
    karatasali
    hayber
    nuruaynim
    tefsirweb
    cundullahresul
    risalediyari